NÖROLOJİ Okuma Modu
YÜZ FELCİ

Giriş

Antik çağlardan beri bilinen önemli bir hastalıktır. Mısır’da bulunan 4000 yıllık bir büst yüz felcini gösteren en eski eser olarak kabul edilir. 

İbn-i Sina, yüz felçleri üzerinde çalışma yapan ve farklılıkları tanımlayan ilk kişilerdendir.

Hastalığın belirlenmesi ve tedavisi hakkındaki ilk bilimsel makale Almanca olarak Friedreich tarafından 1798 yılında yayınlanmıştır. Bundan 23 yıl sonra Charles Bell bu konuda detaylı çalışmalar yapmış ve yüz felci onun adıyla anılarak  “Bell Paralizisi”adını almıştır.

 

Yüz sinirinin yapısı

Yüz siniri beyinden sonra, duyma ve denge sinirleriyle birlikte kulak kemiği içine girer. Bu kemik içinde bulunan 4cm’lik kanal boyunca orta kulak kemikçiklerine de yakın bir şekilde seyreder. Kemik içinde yol alırken gözyaşı bezine, üzengi kemiği kasına, tat duyusu için dile ve tükürük bezlerine giden birçok dal verir. Daha sonra kemik kanalı terk eder ve hemen kulak atında yerleşmiş olan tükürük bezi içinden geçerek bir ağaç dalı gibi tüm yüz kaslarına giden dallara ayrılır.

Yüz siniri 10.000 sinir lifinden meydana gelir; bunların 7.000’i yüzün kaslarının hareketini sağlarken,  geri kalan 3000 sinir lifi ise tat duyusunu sağlar.

Hareketi sağlayan lifler yüz kaslarına elektriksel uyarılar taşıyarak, gülmemize, ağlamamıza veya kaş çatmamıza olanak sağlar ve bu nedenle yüzün ifadesini sağlayan sinirdir. Bu sinir liflerinin yarısından fazlasında bir bozulma meydana gelirse yüzde mimik hareketlerinde zayıflama,  kaslarda gerginlik veya seğirme şeklinde anormal hareketler oluşur.

Hareketi sağlayanlar dışındaki lifler dilin ön bölgesindeki tat duyusunda gözyaşı ve tükürük üretiminde görev alır.

Bu karışık yapı nedeniyle yüz sinirdeki bir hastalık yüzde seğirme, güçsüzlük felç hali yanında gözde veya ağızda kuruluk ile tat duyusunda değişmeyle sonuçlanabilir.

Tanım

Yüz felci ani başlangıçlı, yüzün bir yarımındaki tüm kas gruplarında hareketi bozan, yüzde seğirme, güçsüzlük veya hareketsizlik ile seyreden bir hastalıktır. 

Her yıl 100 bin kişinin 20-30 tanesinde görülür.  En sıklıkla 15-45 yaşlar arasında ortaya çıkar; 15 yaşın altında ve 60 yaşın üzerinde nadir görülür.

Ülkemizde yılda yaklaşık olarak 14000 yeni Bell Paralizisi olgusunun ortaya çıktığı ve bunların 2000 tanesinde kalıcı bozukluklar olduğu istatistiksel öngörülebilir.

Sebebi

Geçmiş yıllarda yüz felcinin soğuğa maruz kalma sonrasında ortaya çıkan bir hastalık olduğuna inanılıyorken son yıllarda bazı virüs gurubu mikropların da yüz felcine neden olduğu belirlenmiştir. Bu nedenlerle yüz sinirinin kemik içindeki bölümünün şişmesi sonucu bu dar kemik kanalda sinir basınç altında kalmakta ve bu durum sinirin ileti görevini yapmasını engellemektedir.

Hastalığın oluşumu

Sıklıkla gözde yaşarma, kulak çevresi ağrı,  tat bozukluğu ile başlar. Ne zaman başladığı ve ilerleme olup olmadığı önemlidir. İlerlemeye devam eden bir felç varsa başka bir neden araştırılmalı, tükürük bezi tümörleri ve kulak kemiği tümörleri akla getirilmelidir. Ailede benzer hastalık varlığı araştırılmalıdır. Genetik yatkınlık olabilir.

Tüm hastalarda önceden geçirilmiş yüz felci, kafa travması, şeker hastalığı diğer önemli hastalıkların varlığı sorulmalıdır. İşitme kaybı, akıntı, çınlama ve baş dönmesi özellikle araştırılmalı; tat duyusu, işitme durumu ve gözyaşı salgısı değişiklikleri de sorgulanmalıdır.

Yüz felcinde muayene ve testler

Tüm olgularda rutin KBB muayenesi ve Nörolojik muayene yapılmalı;  özellikle felcin beyinden mi yoksa sinirin kulak içinden geçen bölümünden mi kaynaklandığı ortaya konmalıdır.

 

En çok uygulanan testler :

  • İşitme-denge testleri: Sinire zarar veren nedenin işitme sinirini, denge sinirini ve iç kulağı etkileyip etkilemediğini ortaya koymak için tüm olgularda işitme, kulak basıncı ve refleks ölçümleri, gerekli görüldüğünde BERA, baş dönmesi de olanlarda denge testleri istenebilir.
  • Kan tetkikleri: Hipertansiyon, diabet ve tiroid hastalıkları gibi kronik hastalıklar açısından incelenmelidir.
  • Gözyaşı ve tükürük salgı testleri: Sinir felcinin gözyaşı ve tükürük üzerine olan etkisinin ve dolayısıyla sinirde harabiyet bölgesinin belirlenmesine yardımcı olur.
  • Radyolojik görüntüleme: BT (bilgisayarlı tomografi) veya MRI (manyetik rezonans görüntüleme) yüz sinir alanında enfeksiyon, tümör, kemik kırığı veya diğer anormalliklerin olup olmadığını ortaya koyar.
  • Elektriksel test-EMG: Sinirdeki zedelenme miktarını ortaya koymak için yüz sinirine uygulanan testlerdir. Bu test belirli aralıklarla tekrarlanarak hastalığın ilerleyici olup olmadığı da görülebilir.

Kuşku uyandıran ilerleyici felçlerde, başlangıçtan sonra 1 ay geçmesine rağmen düzelme olmayanlarda, başka beyin ve kulak şikâyetleri de bulunanlarda ve tekrarlayan yüz felçlerinde daha ayrıntılı incelemeler yapılmalıdır.


Tedavi

Tedavi yöntemleri arasında genel önlemler, fizik tedavi, kortizon tedavisi, antiviral ilaç tedavisi ve cerrahi tedaviler yer alır.

Sinir hasarının engellenmesi amacıyla tedaviye erken başlanması önemlidir. 5 günden sonraki tedavilerde başarı azalmaktadır.

Olguların çoğunun herhangi bir tedavi uygulanmadan da iyileşeceği göz önünde tutularak, seçilecek tedavi yönteminde yan etki riskine dikkat edilmelidir. Tedavi yapılmayan bir kısım hastada kendiliğinden yeterli iyileşme olabileceği bilinmektedir. Buna rağmen bu durum önceden belirlenemediği için iyileşmeyeceklerde geç kalmamak amacıyla, tüm hastalarda tedaviye başlanmalıdır.

İlaçla tedavi

Kortizon kullanmaya engel bir hastalık yoksa sinirdeki şişmeyi azaltmak için sıklıkla kortizonlu ya da diğer ödem çözücü ilaçlar kullanılabilir. Muayene ve testlerin sonuçları bir virüs denen mikroplarla olan enfeksiyon hastalığını destekliyorsa antiviral ilaçlar kullanılabilir.

Yüz siniri felcinde, gözyaşı salgısının azlığı ve göz kırpmanın yokluğu korneada kuruma, erozyon ve ülser oluşumuna hatta nadiren görme kayıplarına neden olabilir. Gözün özellikle geceleri kapatılması gözün nemli tutulması için etkili bir yoldur. Gözü nemli tutmak ve yabancı maddelerin göze girmesini engellemek için sıklıkla koruyucu gözlükler, temiz göz petleri, suni gözyaşları ve uyurken göze merhem kullanılabilir.

Fizik tedavi

Bazı hastalar yüz eğitim denen özel bir fizik tedavi yönteminden fayda görebilirler.

Termal tedavi ile damarlarda genişleme sağlanır. Hastaların çoğunda yüze ısı uygulanması rahatlatıcıdır. Bozulan sinir iletiminin elektriksel olarak uyarılması, önceleri kullanılmış ancak yararlı olmadıkları hatta zararlı olabilecekleri düşünülerek bırakılmıştır.

Diğer tedaviler ile birlikte egzersiz ve masaj uygulanır. Kaslarda hareketliliğin korunması açısından yararlıdır. Hasta ayna karşısında sık olarak kaşları kaldırma ve sıkma, gözleri yumma, burnu kırıştırma, ıslık çalma, yanakları şişirme ve sırıtma tarzında kas egzersizleri yapmalıdır.

Cerrahi tedavi

Kaçınılmaz durumlarda sinirin sıkıştığı kemik kanalın genişletilerek sinirin rahatlatılması amacıyla dekompresyon ameliyatları yapılabilir. İyileşmeyen kalıcı yüz felçlerinde göz kapağının kapanmasını sağlamak için göz kapağı ağırlıkları veya yayları,  yüz kaslarında hareketi bir ölçüde sağlamak ve yüzdeki asimetriyi düzeltmek için kas transferleri gibi çeşitli cerrahi işlemler uygulanabilmektedir.

Felç sonucu oluşabilen yüzdeki anormal aşırı spazmı gibi durumlarda aşırı hareketli kasın cerrahi olarak kesilmesi veya botox benzeri maddelerle güçsüzleştirilmesi gibi yöntemler gerekebilir

Psikoterapi

Akut gelişen dikkati çeken bir durum olması nedeniyle Bell Paralizili hastaların çoğunda endişe ve karamsarlık ortaya çıkar. Tedaviyi üstlenen psikolojik boyutlarına da yönelmelidir. Bu nedenle hastalık hakkında uygun şekilde bilgi verilerek endişeler giderilmelidir. Hastaların çoğu fonksiyonun geri dönmesi ile yüzdeki düzelmenin giderek artmasından motive olmaktadırlar.

Gerekli olanlarda antidepresanlar kullanılabilir.


 

2014 © ENT TIP MERKEZİ Her hakkı saklıdır